13 Kasım 2010 Cumartesi

NEWYORK' TA BEŞ MİNARE


Bu hafta çok zorlu geçti,benim iş arkadaşım düşüp dizini incitince tek başıma bir bayram öncesi yaşadım,kaderim her zamanki gibi beni zorluyor.Üzerine kosgeb projesi başlayınca hafta sonunu kurtarabilmek adına dün gece 10 a kadar çıkamadım.Bugün kendime gelemedim,evde bir halsizlik.Güzel bir kahvaltı hazırladım,hellim peynirimi kızarttım,yumurtamı hazırladım,pazartesiye yavaştan hazırlanıyorum,sırt çantamı yıkadım,çamaşır yıkamaya devam.Ne çabuk birikiyor bu çamaşırlar hep böylemiydi bilmem bu ara bana çok geliyorlar.Akşama doğru anneciğimin yaptığı mantıdan haşladım,pazartesi akşamı hayırlısıyla Ankara da yanlarındayım.Tatile çok ihtiyacım var,yorgunum.Bu akşam Kozzy de Bitliste beş minareyi izledim.Ben gayet başarılı buldum,Haluk Bilginer her zamanki gibi muhteşem oynuyor,dinin nasıl çarpıtılabildiği vahşice yorumlanabildiğini görmek beni çok üzüyor.Evden çıkana kadar çok halsizdim,kozzy de beklerken balkonda çayımı içtim.Açıldım biraz.Film sonrası biraz gezindik,Tchibo da kışlık montlar gayet güzel geçen sene kırmızı montumu almıştım ordan son derece kullanışlı.Geçenlerde de babet almıştım,ayağıma hiç bir babet rahat olmuyordu bu yumuşacık,kuru günlerde giyiyorum çok rahat şirin de duruyor.Severek kullanıyorum.Arada uğramak da fayda var.

2 yorum:

Modafobik dedi ki...

Dinlenmelisin bence de! :)
Bu arada bayramın kutluu olsuun, nice sağlıklı ve güzel bayramlara! (:

MAVİANNE dedi ki...

eeee canım,
film kritiği yapmamışsın :)))
ankaraya mı geliyorsun
aman kalın bişiler al yanına