14 Mart 2017 Salı

CUMARTESİ KEYFİ ALSANCAK -ATATÜRK MÜZESİ

Cumartesi günü İstanbul'dan arkadaşım Rana vesilesi ile bu yaz görüştüğüm gene bizim bankadan arkadaşım Beril'le Alsancakta buluştuk ,hava güneşli ve hafif yağmurluydu,Beril gelene kadar yürüyüş yaptım,deniz havası almak harikaydı,kahvelerimizi keyifle içtikten sonra Kordonda bulunan Atatürk Müzesini dolaştık,Atatürk ün asaletini bir kere daha derinden hissettik,onun kullandığı mobilyaları ,kıyafetleri sergileniyor,üzerinden bu kadar zaman geçmesine rağmen giyimi,duruşu gerçekten çok farklı ,her düşünüşte ,her görüşte hayran olmamak mümkün değil.Bina 1875-1880 yıllarında ev olarak yaptırılmış.1922 de hazinenin mülkiyetine geçmiş,1926 da İzmir Belediyesi satın almış ve binayı Atatürk'e hediye etmiş,1930-1934 yıllarında Atatürk İzmir'e geldiğinde bu binada kalmış.Keyifle gezdik ,iki teyzenin fotoğrafını çektim baktım selfi çekmeye çalışıyorlar,öyle mutlu oldular ki onların mutluluğuna ben de sevindim.Sonra biraz mağazaları dolaştık ,gece giyebileceğim siyah bir bluz aldım ,Beril de bir tulum aldı,gayet keyifli bir alışveriş oldu,Topçuda yemeğimizi yedik .Alsancak metroya kadar yürüdük .Ortak bir dostun olması insanı yakınlaştırıyor,keyifle günü paylaştık.İnşallah yaza o tekrar geldiğinde gene görüşeceğiz.Vapurda gene martıları izledim,daha doğrusu onlar bizi izledi,onları görmek beni hep mutlu eder.

5 Mart 2017 Pazar

Alayına İsyan

Bu aralar modum bu,çok sıkıldım .özellikle de iş ortamımdan,iki haftadır cumartesileri gitmiyorum ve keyif yapıyorum,Geçen cumartesi annemle Karşıyaka'ya indik ,onun birkaç ihtiyacı vardı ,onları hallettik ve bana gelen hediyeyi değiştirdim.Annem de bana beğendiğim gömleği doğumgünü hediyesi olarak aldı.Birlikte yemek yedik,akşamında ağbimlere gittim bizimkiler biraz yorgun ve babam da hafif rahatsız olduğu için ben kendim gittim,ufaklıklara lego almışlardı,sesleri çıkmadan tüm gece onlarla uğraştılar.Biz de sohbet ettik,iki gün yürüyüşümü yaptım.Tülayla dolapları yerleştirdik,eşyaları ayırdık,kullanmadıklarımı çıkardık. Bu hafta çok yorucu geçti,psikolojik baskı çok fazla ,cuma akşamı hiçbir şey planlamadan uyuyakaldım,cmt öğlen ancak kendime geldim kahvaltı yaparken Zeynep aklıma geldi aradım o da müsaitmiş Urlaya gidelim dedi ,3 de ancak buluştuk ama çok güzel ve keyifli bir gündü,deniz kenarında oturduk bol sohbet ,bira ,patates kızartması.Ünal ın yeri diye bir yerde çiğ böreklerimizi çaylarımızla yedik çok lezizdi,çay içimizi ısıttı.
Zeynep benim bankadan arkadaşım kızı İzmir de yüksek lisans yapıyor ,çok severim kendisini .Yazın şans eseri denk geldik .Fuarda tiyatroya ve Duman konserine gitmiştik.Umarım daha sık görüşebiliriz.Ben cumartesi olayını çözersem kendime daha fazla zaman ayırabileceğim ve istediğim şeyleri yapmaya ,arkadaşlarımla görüşmeye vaktim olacak .Bugün de yürüyüşümü yaptım .Kuaför olayı maalesef günümü bitirdi,Hiç sevmiyorum bu olayı ,çok uzun sürüyor,kitabımı okudum ama 4 saat sürdü ,çok bunaltıcı. Ece Temelkuran okumam devam ediyor,İçeriden kıyıdan konuşmalar ,yazılarından derlemeler.Altını çizdiğim çok satır var ,düşünceleri bana çok yakın sanki kafamdan geçenleri kaleme almış gibi,akşam kahvemizi de içtik şimdi okuma zamanı.

21 Şubat 2017 Salı

Kıraç | "Nice Yıllara" BUGÜN BENİM DOĞUMGÜNÜM

Az önce annemi beni doğurduğu için kutladım.Bir kaç tane doğum günü mesajına yanıt yazdım.Özlerim bana Kıraç tan şarkı göndermiş:)Sesli mesajla Tunç'umla kutladılar ,keşke mesafeler olmasa ,yakında olsak...Ama olsun ,iyi ki varlar buna da razıyım.Sevdiklerime hasretim hep var ,ya ailemden uzaktaydım ya da dostlarımdan.Bir tarafım buruktur benim hep.Herhalde mizacımdan biraz da ,seviyorum bu mahzunluğu.Eh baya büyüdük artık saymıyorum,ne çok üzülmüştüm 30 olunca ,artık önemi yok,sağlıkla sevdiklerimle geçirdiğim her dakika çok önemli.

19 Şubat 2017 Pazar

GÜNÜBİRLİK HAYATLAR

Günübirlik Hayatlar Gerçek Psikoterapi Öyküleri'ni merakla okudum.Gayet sürükleyici ve hastaları ile olan terapilerinden kendime pay çıkardım,bazıları ile benzer korkularımın olduğunu fark ettim. Düşünürlerden özellikle Marcus Aurelius un Düşünceler kitabını okumasını istediği hastaları gibi ben de bu kitabı okumak istiyorum ,ama Yapı kredi yayınlarından cogito serisinden çıkan bu kitabın baskısı tükenmiş görünüyor ve kitap yurdu ve idefix de de maalesef yok,pazar günü spor dönüşü Karşıyaka Serpil Kitabevine uğrayacağım,geçen hafta geçerken şöyle bir uğradım,içerde saatlerce kalabilirdim ama maalesef saçımı boyatmam gerekiyordu ve yeterince vakit ayıramadım. Terapi almak aslında hepimiz için gerekli bence ,tamam pek çok şeyi çevremizde ailemizle ,dostlarımızla paylaşıyoruz ama gerçek profesyonellerin yardımı çok farklı oluyor,sizi tanımıyor ve sorduğu sorularla sizin kendinizin ve düşüncelerinizin gerçek anlamlarını görmenize yardım ediyorlar,direkt söylemeden sizin bulmanızı doğru soruları sorarak sağlıyorlar.Altını çizdiğim partları buraya not düşelim ki sonrasında tekrar okuma fırsatımız olsun. ***Sokrates ''üzerinde düşünülmemiş bir hayat yaşanmaya değmez ''demiş,doğru tesbit,ama maalesef çok yoruyucu Yaşamak ile sorgulamak arasında bir seçim yapmam gerekirse her defasında yaşamayı tercih ederim,bir şeyleri açıklama dürtüsü,modern düşüncenin salgın hastalığıdır. ***Ortada olan tek bir gerçek yoktur,her birimiz bir noktaya kadar kendi gerçekliğimizi inşa ederiz. ***sonun yaklaşmakta olduğunu fark etmek bizi şu ana daha canlı sarılmaya teşvik edebilir. ***Birileri ile tanışmaya meraklı değilim,onlarsız da gayet güzel yaşıyorum.Bazı insanlar yalnızlığı tercih ederler... ***Hepimizin ilişkilerle iç içe olduğunu ve bizi besleyen yakın bir ilişkinin son derece faydalı olduğunu düşünüyorum.Tıpkı eşinle olan o uzun soluklu sevgi dolu ilişki gibi .Ama artık o ilişki yok ve açıkcası baştan başlayacak enerjiye de sahip değilim.Ya da belki de yeniden bu tür bir kayıp ya da acı yaşamaktan korkuyorsundur.İlişki yoksa acı da olmaz... ***Kendini korumaya almışsın ama bedeli ağır olmuş ,kendini çok fazla şeyden mahrum bırakmışsın.Faaliyet seçerken yaşadığın kararsızlık,denkleme insan unsurunu kattığında hafifleyebilir. ****Geçmişi kabullenmek için ümidimi yitirmem gerektiğini söylemiştin.Daha iyi bir geçmiş için ümidi yitirmek etkili bir öneridir.Sen buna yaratıcı ve beklenmedik bir boyut kazandırdın.Ümidini yitirmedin,bunun yerine kendine yeni bir geçmiş yazdın.Bu hayli etkileyici bir yöntem. ***Yeterince yaşamadığını hissettiğinde ölümü düşünmek her zaman çok daha ızdıraplı olur. ***Düşünceler den alıntı (Marcus Aurelius) Hepimizinki günübirlik hayatlar,hatırlayanın hatırlanandan farkı yok.Hepsi geçici.Hem anılar hemde onların nesnesi.Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda,her şeyin seni unutacağı günler yakın.Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın.Her şeye dair anılar,sonsuzluk uçurumunda süratle gözden yitiyor.Fikriniz olmazsa zarar gördüm diye bir şikayet olmaz ,zarar gördüm diye bir şikayet olmazsa zararı da olmaz.Yargıları kesip atarsan kurtulursun,Her şey düşüncenin verdiği biçimi alır.Ve düşüncenizin kontrolü sizin elinizdedir.Dolayısıyla yargılarınızı ortadan kaldırmaya karar verdiğinizde huzura kavuşursunuz.Tıpkı bunu dolaşan bir denizcinin sakin sulara,dalgasız bir koya erişmesi gibi.//Her insan kendisini diğer insanlardan daha çok sevdiği halde neden kendi fikrine diğer insanlarınkinden daha az önem verir?Eğer biri beni sevmiyorsa bu onun sorunudur,sözünden dönmene ya da kendine olan güvenini yitirmene neden olabilecek hiçbir şeyi avantaj sayma. ****Kişinin özgüveninin ve kendine dair yargılarının merkezinde bir başkasının zihninden ziyade kendisi yer almalıdır. ***Her zaman ,yaşamımız boyunca bir şeyler bizim güvenimizi talep ettiğinde bunu yapmalıyız.Onları çırılçıplak soyup ne kadar önemsiz olduklarını görmeli,üstlerini kaplayan efsaneleri yırtıp atmalıyız. ***Bu adamın hergün kendisini incelemesi beni çok etkiledi.Her sabah kalkıp kendine,benim bugüne kadar hiçbir sabah yapmadığım kadar ciddiyetle yakından bakıyormuş.Onu nasıl yaşamam gerektiğini gösteren bir model olarak içselleştirdim.Marcus erdemli kaldığımız sürece çekirdeğimizin zarar görmesinin mümkün olmadığını belirtiyor. ****Düşünceler,''O halde sana ait olan bu ufak zaman diliminde doğayla uyum içinde geç ve memnuniyetle tamamla yolculuğunu.Tıpkı olgunlaşan bir zeytinin ,düşerken kendisini yaratan doğaya ve üstünde büyüdüğü ağaca şükran duyması gibi. Yaş ilerledikçe mi oldu bu bilmiyorum,ölüm haberleri çok canımı acıtıyor,okuduğum kitaplarda da daha mı çok karşıma çıkıyor yoksa ben daha fazla düşündüğüm için daha mı çok dikkat eder oldum bilmiyorum,Yalom burda olsa bir terapi de ben alsam iyi olacak:)

7 Şubat 2017 Salı

İLK HAFTANIN SONUÇLARI

Evet ilk hafta girdiğim sınavlar açıklandı.Köy Sosyolojisi dersini 78 ort ile,Türkiye'nin toplumsal yapısını 61 0rt ile ve kurumlar sosyolojisini de 58 ort ile geçtim görünüyor,hatta yeni sistemi tam anlayamamakla birlikte sanırım,sosyoloji tr dersinden de 40 ort ile geçme ihtimalim var,neyse 3 ders de gayet iyi,çünkü okuma fırsatı yaratamadım ,bu haftanın derslerinden sadece birini okumuştum,darısı ikinci haftanın sınavlarına diyorum Bu arada ben ''Anne'' dizisinden çok etkileniyorum, başkaları da böyle hissediyor mu acaba? Gerçekten anne gibi hissetmek için o çocuğu doğurmuş olmak gerekli mi?Merak ediyorum.Tuna'nın ve Gonca'nın oyunculuğuna şapka çıkarıyorum.Goncanın o ifadesiz donuk bakışları ,ama ne hissettiğini yüzünden okuyorsunuz ,gerçekten çok başarılı.Dizi sanırım hayli ceza aldı,sanki gerçek hayatta benzerleri hatta çok daha kötüleri yaşanmıyor,sanki dizide izleyince bu olayları fark edeceğiz,anlayacağız.İşlerine gelmeyen her şeye ceza kesilmesi ne kadar saçma.

5 Şubat 2017 Pazar

DÜZEN

Geçen sene okulumu da ihmal ettim,kendimi ihmal ettiğim gibi.Amacım neydi,zevk aldığım konularda eğitim almak ,eğitimi alırken de yeni konulara,yeni kaynaklara ulaşmak,kendimi geliştirmek,ufkumu açmak,öğrenmek,öğrenmek.Biliyorum ki yaşım ne olursa olsun okumak en keyif aldığım olacak,iki haftadır sınavlarım var ,ben ancak toparladım kendimi ,bir kısmının vize ve finaline girmemiştim,direkt bütünlemeye girdim,bakalım artık ne olacak.Cuma gecesi erken kalkmak ümidi ile yattım ama sabah 8 de ancak kendime geldim,öğlene kadar çalıştım,sınavlarım öğleden sonraydı,ikinci gün ise daha akıllıca hareket edip gelince uyuyup,dinlendikten sonra çalıştım,sabah 4 de uyudum 8 de kalkıp bir parti daha okudum,neyse bu dönem böyle kapandı ,önümüzdeki döneme akıllıca davranacağım.İtiraf ediyorum ilk sınavlarda nasıl gideceğimi bilmiyorum diye üşendim,önceden vizelerin ağırlığı %20 iken bu sene %40 a çıktı,bu durumu biraz geç idrak ettim.Vizeye girmeyince sonrası çok zor.Neyse artık darısı önümüzdeki döneme. Evimi de düzenlemeye başladım,Kitaplığıma ek aldım,düzenlemeye başladım ama sınavlar girince ara verdim,bu hafta nihai düzeni oluştururum,düzenleme yapmak çok keyifli.Kitaplarımı çok özlemişim,çok karışmıştım,düzene girmek zamanı.Her anlamda.

31 Ocak 2017 Salı